Recent Posts

Keşfedilmiş Kurallar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Keşfedilmiş Kurallar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2010 Perşembe

Kalecinin Müdahalesiyle Şekillenen Asist Pozisyonları


Ekrem'in verilen asistinden sonra bu hafta benzer bir pozisyon daha var. Bunu da kafa karışıklıklarını giderme adına yayınlamak istedim. Makukula'nın golünde Ömer Şişmanoğlu'nun ortası, verilmeyen asist pozisyonlarına referans olarak gösterilebilir.

Benim şahsi fikrime göre; Ekrem'in pozisyonundansa bu pozisyon, asist sıfatını haketmeye daha yakın. Ama benim şahsi fikrimin önemi yok burada. Önemli olan Lig TV FF Ceo'sunun asist normları. Ve bu normlara göre yukarıdaki videoda da görüldüğü üzere Ömer Şişmanoğlu'nun ortası direk Makukula'ya gitmediği, kalecinin müdahalesiyle Makukula'nın önüne düştüğü için asist değeri kazanmıyor.

Keşfedilmiş Kural : Kalecinin ya da defansın topu uzaklaştırmaya yönelik kasti müdahalesi sonucu, golü atan oyuncunun önüne düşen orta ya da paslar asist değeri kazanmazlar.

Bu tip pozisyonların Premier Lig Resmi Fantezi Futbol Oyununda asist değeri kazandığını da belirteyim :

Kurallar (Asist Bölümü)
If a goalkeeper does not have control of the ball and parries a shot or drops a cross or the ball rebounds off the woodwork, the attacking player shooting or crossing the ball receives the assist if a goal directly ensues.

Eğer kaleci bir atağı savuşturmaya çalışırken topun kontrolünü sağlayamaz , gelen ortayı elinden kaçırır ya da top , şut ya da orta sonucunda direkten döner ve bu pozisyonlar golle sonuçlanırsa ilk şutu atan ya da ortayı yapan hucüm oyuncusu asist puanı kazanır.

Ekrem'in Asisti




Sene sonunda, bu seneki ilginç ve referans oluşturabilecek nitelikte asistleri bir araya getirerek bir asist şablonu oluşturma niyetim var. İleriki yıllarda Lig Tv'de devam edersek bu şablon hangi tip pozisyonlara asist verilip hangilerine verilmeyeceğini tahmin etme bakımından bize bir periyodik cetvel kolaylığı sağlayabilir.

Bu hafta verilen asistler içerisinde oldukça sürpriz olduğunu düşündüğüm bir asist var. Bu yüzden Asist Borsasından ayrı bir postta yazmak istedim bunu. Yukarıda videodan da tekrar izleyecebileceğiniz Nihat'ın golünde Ekrem'in çok net ortası var ama Nihat'ın ilk vuruşu defanstan dönüyor, gol Nihat'ın ikinci vuruşunda ağları buluyor. Gol Nihat'ın ilk vuruşunda gelmediği için asist değeri kazanmayan bir pozisyon olduğu izlenimini veriyor ama Lig Tv asist puanını veriyor.

Buna benzer bir pozisyon mutlaka yaşamışızdır. Acaba ona da asist verildi mi araştırmak lazım. (Hatırlayanlar lütfen yorumlarda belirtsinler.) Benim aklıma gelen birebir olmasa da buna benzeyen bir pozisyon var geçen seneden. Ona asist puanı verildiğinde de şaşırmıştım açıkçası. Youtube'dan görüntüsünü aradım ama bulamadım. Ama Lig TV internet sitesi Videolig sekmesinde 2008/2009 sezonu 6.hafta gollerinde Ankaraspor-Sivasspor maçının 2.golü olan Neca'nın golünü izlerseniz pozisyonu görebilirsiniz. Mehmet Çakır sağ kanattan ortayı yapıyor. Neca kaleye vuruyor fakat ilk pozisyon kaleciden dönüyor. Neca tekrar kaleye gönderiyor ve 2. vuruşu gol oluyor. Lig Tv o hafta Mehmet Çakır'a asist puanını vermişti. Hatta geçen sene La Grande Kapışma blogumuzda 6.Haftanın Birincisi olan Tunç Bozacılar'ın yedek kadrosunda Mehmet Çakır var. Oradan da check edebilirsiniz Mehmet Çakır'ın verilen asist puanıyla beraber 8 puan olduğunu.

Bu sene Direkten Dönen Topların Asist Değeri ismiyle Keşfedilmiş Kurallar içerisinde yazdığımız Koray Arslan'ın asisti de mantık olarak yukarıdaki asistlerle paralel aslında. Onda da Koray Aslan pasını vermiş ama Adem Sarı ilk pozisyonda vuruşu yapmış ve top direkten dönmüş, ikinci pozisyonda ise golü kaydetmişti. Puan verilen 3 benzer asist pozisyonu neticesinde olay bir bakıma şundan ibaret oluyor :

Keşfedilmiş Kural : Verilen pas sonrasında golü atan oyuncunun ilk yaptığı vuruş defans oyuncusundan, kaleciden veya direkten döndükten sonra aynı oyuncu 2.vuruşta golü kaydetmeye muvaffak olursa; pas, asist değeri kazanır. Fakat 2.vuruşu yapan ve golü kaydeden oyuncu ilk vuruşu yapan oyuncudan farklı bir oyuncu olursa bu sefer pas asist değeri kazanmaz. Kısaca pozisyonun asist değeri kazanabilmesi için 2 vuruşu yapan oyuncunun da aynı oyuncu olması gerekir.

Gördüğünüz gibi yaptığımız iş resmen iğneyle kuyu kazmak. Lig Tv Fantezi Futbol Ceo(!)'sunun asist olayına bakış açısını Keşfedilmiş Kurallar içerisinde akademik ve yoğun çabalar sonucunda anlamaya çalışmak ...

25 Ocak 2010 Pazartesi

Direkten Dönen Topların Asist Değeri


Muhtemelen hepimiz Koray Arslan'ın hanesinde 10 puanı görünce şaşırdık. Eskişehir'in tek golünün asistini Koray'a yazmışlardı ama bu alışılmadık bir durumdu. Ben Asist Borsasına bir ara Gol: Adem Sarı, Asist: Adem Sarı diye yazacaktım da sonra bıraktım orası şakalar, komiklikler yeri değil diye. Videoda da gördüğünüz gibi Adem direkten dönen kendi topunu tamamlıyor. Onlarca kere tecrübeden sonra direkten dönen toplara asist verilmediğini biliyoruz. Peki bu asist puanı nereden çıktı şimdi ?

Ortasahada pası veren oyuncu Koray. Pasa Kalabane'nin de müdahalesi var. Ve sonrasında direkten dönen top ve uçan kafa sonucu güzel bir bitiriş. Lig TV'ye göre bu pas asist olarak sayılmış. Ben golü izledikten sonra Avrupa'da olsa Adem hem asist hem gol puanı alırdı diye içimden geçirmiştim. Ama Lig TV daha güzel bir uygulama ile direkten dönen toptan önceki pası asist saymış. Böyle mantıklı asist uygulamalarına çok şahit olmadığım için şaşırdım ama sevindim de. Bu sevinç Koray'ın kadromda olmasından ziyade bu pozisyon sayesinde bu tip bir asist kuralı keşfetmiş olmamızdan ileri gelmekteydi.

Önceki yıllarda bu şekilde kendi direkten dönen topunu tamamlayan ve verilen ilk pasa asist kazandıran bir pozisyon oldu mu hatırlamaya çalışıyorum ama hiç aklıma gelmiyor. Yine de benzer bir pozisyonla sağlaması yapılmamış dahi olsa Keşfedilmiş Kuralı yazacağım zevkle :

Keşfedilmiş Kural : Oyuncu net pası aldıktan sonra kaleye gönderdiği ve direkten dönen topu tekrar kendi tamamlayıp golü kaydederse ilk pas asist değeri kazanır.

10 Aralık 2009 Perşembe

Kıpkırmızı Bir Belirsizlik


Kırmızı bir belirsizlik vardı haftalar geçtikçe bu belirsizlik kıpkırmızı oluyor. Yekta'yı (-4) hesapladık? Ne çıktı? : (-2) Yekta sanki çift sarı karttan kırmızı değil de direk kırmızı görmüş gibi yazılıp öyle hesaplanmış Lig Tv Yönetimi tarafından. Keza aynı maçta yine 2.sarı karttan kırmızı kart gören İbrahim Dağaşan'ın puanı da direk kırmızıya göre hesaplanmış.

Bilmiyorum acaba bizim keşfedemediğimiz bir uygulama mı var kırmızı kartların yazımı konusunda şüpheye düşmeye başladım. Örneğin :
  • Çift sarı kartlar maçın ilk yarısında olursa yazılmaz sadece direk kırmızı kart olarak yazılır.
  • Çift sarı karta -5 puan düşmesi sadece forvet oyuncularına yazılır, defans ve ortasahalara yazılmaz. (Bknz : Cangele'nin kartı)
  • Oyuncunun puanı (-2)'nin altına düşecekse sarı kartlar puanlamaya dahil edilmez.
  • Çift sarı karttan kırmızı kart gören oyuncunun takımı galip gelmişse sarı kartlar puanlamaya dahil edilmez.
  • Kırmızı Kart gören oyuncuya şahsi bir gıcıklığımız varsa 2 sarı kart kırmızı karta dahil edilir, yoksa genel olarak yazılmaz.
Acaba bu gibi absürd uygulamalar olabilir mi diye kafa yoruyorum. Zira bu kadar bariz hatalar yapılamaz gibime geliyor.

Bu seneki kartların 13.haftaya kadar olan dökümünü Kırmızı Bir Belirsizlik postunda yazmıştım. Son 2 haftadaki kırmızı kartları ve Lig Tv uygulamalarını da aşağıya yazıyorum. Yine yanlış uygulamaları kırmızı ile belirterek. Belki dikkatli gözler yeni bir kural keşfeder bu uygulamalara bakarak ...

14.Hafta
Cangele (Kayserispor) 2.sarıdan kırmızı

Lig Tv Uygulaması : 2 SK, 1KK
Puan Kaybı : 5
Ozan İpek (Bursaspor) direk kırmızı kart
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3

15.Hafta
Yekta Kurtuluş (Kasımpaşaspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
İbrahim Dağaşan (Sivasspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3

30 Kasım 2009 Pazartesi

Kırmızı bir belirsizlik ...



Dün Cangele'nin kırmızı kartı sonrası puanını hesaplarken T2 ile fikir ayrılığına düştük. O kendi kadrosunda da bulunmasının etkisiyle 0 puan alacak diye düşünürken ben onun kadrosuna kitlenmiş olmamın hasetiyle -2 diye tahmin ettim Cangele'nin muhtemel puanını. Kadrolar postuna da 0/-2 şeklinde yazdık bu sebeple.

Konuyla ilgili sezon başında farklı uygulamalar vardı hatırlarsınız. Ve ben Kırmızı Kart Kural Değişikliği isminde bir post girmiştim. Ama o haliyle, bir muamma olarak kalmıştı bu sorunsal. Zira her hafta farklı bir uygulama olmaktaydı kırmızı kartlara. Bu işe el atmanın zamanı geldi şu an. Ligin başlamasından bu zamana kadar geçen tüm kırmızı kartları bir ortaya serelim istedim. Elimizde 3 farklı muameleyi gerektiren 3 durum var :
1-Direk kırmızı
2-İkinci sarıdan kırmızı
3-İlk sarıyı gördükten sonra direk kırmızı


Ben de bu şekilde kategorize ettim kırmızı kartları. Şimdi bu seneki tüm Lig tv uygulamalarına bir bakalım :

1.Hafta
Yok

2.Hafta
Simpson (Manisaspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5

3.Hafta
Kadir Bekmezci (Sivasspor) 2.sarıdan kırmızı

Lig Tv Uygulaması : Yok (Denizli- Sivas erteleme maçı istatistiklere dahil edilmedi.)
Tabata (Gaziantepspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1 KK
Puan Kaybı : 3

4.Hafta
Emre Belözoğlu (FB) sarı kart + direk kırmızı kart
Lig Tv Uygulaması : 1 KK
Puan Kaybı : 3
Tum (İBB) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Ceyhun Eriş (Ankaragücü) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3

5.Hafta
Bebbe (Ankaragücü) direk kırmızı kart
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Bajic (Denizlispor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3

El Saka (Eskişehirspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3


6.Hafta
Djeheoua (Antalyaspor) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3

7.Hafta
Adem Çalık (Denizlispor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1 SK,1KK
Puan Kaybı : 4


8.Hafta
Yok

9.Hafta
Ferrari (BJK) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Koffi (Denizlispor) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Ayman (Diyarbakır) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1 SK,1KK
Puan Kaybı : 4

Ernst (BJK) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5

10.Hafta
Keita (Galatasaray) direk kırmızı

Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Okan Buruk (İBB) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Dixon (Manisaspor) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Sylla (İBB) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1 SK,1KK
Puan Kaybı : 4

İbrahim Akın (İBB) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5

Ali Turan (Kayserispor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5


11.Hafta
Şenol Can (Antalyaspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5

12.Hafta
Kerim Zengin (Antalyaspor) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Burak Akyıldız (Denizlispor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3

Barış Özbek (GS) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5

13.Hafta
Doğa Kaya (Eskişehirspor) direk kırmızı

Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Kazım (FB) direk kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1KK
Puan Kaybı : 3
Olcan Adın (Gaziantepspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5
Diallo (Diyarbakırspor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 1 SK,1KK
Puan Kaybı : 4

Brabec (Ankaragücü) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2 SK,1KK
Puan Kaybı : 5

Kırmızı ile yazılanlar yanlış olan uygulamalar. Gördüğünüz gibi direk kırmızı kartlarda bir problem çıkarmıyor Mayıncı Kuruluş. Keşfedilmiş Kural : Direk kırmızı kartın uygulaması sadece 3 puan silinmesi oluyor.

Fakat 2.sarıdan kırmızı gerçekleştiyse sistemden dumanlar çıkmaya başlıyor. Kurallar bölümünde kartlarla ilgili tek yazılanlar şunlar :

Sarı kart gören oyuncu -1
İkinci sarı karttan kırmızı veya direkt kırmızı kart gören oyuncu -3


Ama bunun uygulamalı bir örneği yazılmamış olduğu için 2. durumda (bknz.yukarı) cezaya ilk sarı kartın -1 puanı da ekleniyor mu ? ya da 3. durumda ilk sarı kartın -1 puanı siliniyor mu kurallardan anlayamıyoruz. Yine her zaman olduğu gibi Keşfedilmiş Kurallar yöntemine başvurmak zorundayız. Geçen seneden bizim tecrübe ettiğimiz doğru uygulama (ama adaletli olmayan uygulama) şöyle olmalı :

Cangele (Kayserispor) 2.sarıdan kırmızı
Lig Tv Uygulaması : 2SK,1KK
Puan Kaybı : 5

Ama gördüğünüz gibi ikinci sarı karttan kırmızı kart durumu bu sene 3 farklı şekilde de değerlendirilmiş : 1 KK, 1SK+1KK, 2SK+1KK (bknz. Tabata, Ayman, Ernst) Yani puan kaybı 3 de, 4 de, 5 de olabilir. Dolayısıyla bizim hesapladığımız Cangele'nin 0/-2 muhtemel puanı aslında 0/-1/-2 olmalıymış.

Quantum Teorisi de bunu demiyor mu zaten ? Madde ve Enerji aynı anda hem vardır hem yoktur. Bu boyutta herşey "belirsiz"dir. Bir elektronun atom etrafındaki yörüngesini
yada belirli bir anda bu yörüngenin neresinde olduğunu tespit etmek olanaksızdır. Yapabileceğiniz en iyimser şey, elektronun olası yörüngelerini bulmaktır. Yukarıdaki açıklamadan biraz daha karışık olacak ama, kuantum dünyasında madde (elektronlar, fotonlar, vs.) yapılan gözleme göre bazen enerji, bazen parçacık, bazen de dalga gibi davranır.

Biz de her hafta bir belirsizlik denizi içerisinde yüzüyoruz işte. Her hafta Quantum Teorisini farklı bir uygulamalı deneyle öğreniyoruz ...

25 Kasım 2009 Çarşamba

60 Dakika Sorunsalı


Bu hafta Galatasaray maçında Ayhan'ın oyundan çıkışına özellikle dikkat ettim. Linderoth oyuna girmeye hazırlandığında 59.dakikaya yakındı. 60.dakika sorunsalı bu sene tam olarak kesinliğe kavuşmadı. Geçen seneki uygulamalarda 59.xx olarak gözüken bir maç saatinin oyundan çıkışlarda 60 dakika oynama puanını hak ettiğini çokça görmüştük. Bu sene ise farklı uygulamalar var. Hatta bu konuyu 60'a Yuvarlama isimli bir postta yazmıştım ilk haftalarda.

Bu hafta Ayhan oyundan çıktığında tam 59.35'ti maç saati. Ben 60 dakika olarak değerlendirilip 5 puan alacağını düşünmüştüm fakat istatistiklerde 59 dakika olarak yazılmış ve Ayhan 3 puan almıştı. Bu konuda Keşfedilmiş Kural yok hala bence. Kesin kanaate varabilmek için bir kaç uygulama daha görmek lazım bu sene 59.xx ile ilgili...

9 Kasım 2009 Pazartesi

Cangele'nin Verilmeyen Asisti



Cangele'nin asist four-tricki
ilk goldeki ortanın asist değeri kazanmamasıyla suya düştü. Ben Asist Borsasına bu pozisyonun muhtemel yüzdesini %80 olarak yazmıştım. Pas netti ama Gökhan Emreciksin pastan sonra pek çok şey yaptığı için (kafa - gögüs kontrol - diz - ayak - adamın üzerinden aşırma gibi hareketler silsilesi) asist değeri kazanmayabilirdi. Ve öyle de oldu; Cangele'ye asist verilmedi. Sanırım buradaki mantık şu : Golü atan oyuncu, pası aldıktan sonra o kadar çok hareket yapıyor ki artık pasın golde bir katkısı ve etkisi kalmıyor.

Mayıncı Kuruluş'un referans noktası 4. haftada 0-4'lük Kasımpaşa - Gençlerbirliği maçındaki Harbuzi'nin attığı ilk gol olabilir. Orhan Şam'ın pasından sonra Harbuzi bir yandan yemiş Zidane hareketi, bir çalım, bir topu yana çekme fiillerini icra ederek golü atmış ve bu pas da asist değeri kazanmamıştı. Yukarıdaki videoda bu pozisyonu görebilirsiniz. En azından Mayıncı Kuruluş kendi içinde tutarlı, bu güzel bir şey ...

İlk sene BFFK'da Asist Karmaşası adlı postta Asistlerin Belirlenmesiyle alakalı bir kaç kural yazmıştım. Bu tip farklı pozisyonların asist tanımı olarak madde madde yazılması gerektiğini belirtmiştim. O maddeler içerisinde buna benzeyen pozisyonlarla alakalı bence uygulanması gereken kural şu olmalıydı :

a) Golü atan futbolcunun topa maksimum 3 kez dokunması şartıyla (örneğin; göğüs kontrol, indirip düzeltme ve şut) verilen pas, orta vs. asist olarak değer kazanır.

Bu konu hala subjektif olarak dursa da, muğlak ifadeli bir Keşfedilmiş Mayıncı Kuruluş Kuralı çıkarabiliriz.

Keşfedilmiş Kural : Verilen pas çok net de olsa, eğer golü atan oyuncunun kontrol, çalım, dripling vb. gibi bir dizi kompakt hareketleri sonucunda golle sonuçlanırsa asist değeri kazanmaz - ya da kazanmayabilir.

NOT : Buna benzer bir pozisyon hatırlarsınız 9.haftadaki 3-0'lık Kayserispor - Ankaragücü maçında yine Cangale'nin pasında yaşanmıştı. Cangele'nin Asist ??? isimli postta tartışmıştık hatta. Aynı mantıkla bu pozisyonda da pastan sonra Mehmet Eren uzun sayılabilecek bir dripling yapmış ve daha sonra attığı şutla golü bulmuş ve dolayısıyla asist verilmemişti.

Hep Cangele'ye olması bu verilmeyen asistlerin enteresan. Belli ki Mayıncı Kuruluş'un Cangele ile bir alıp veremediği var. Halbuki Cangele çok efendi, çok centilmen, çok halim selim bir futbolcudur(!)

2 Kasım 2009 Pazartesi

11.Hafta Asistleri

Bu haftanın en önemli asist tartışması Arda'nın çift vuruştaki pasıydı. En azından Mayıncı Kuruluş'un geçen seneden kalan çizgisini sürdürdüğünü görmüş olduk. Alex'in dürtmesi asist değeri kazanmadığı gibi Arda'nınkisi de kazanmadı.

Keşfedilmiş Kural : Serbest vuruş organizasyonlarında golü yapan oyuncunun önüne doğru takım arkadaşı tarafından yapılan dürtme, dokunma, kısa pas vb. asist değeri kazanmaz.

Ernst'in pozisyonu ise %80 ile zaten haftanın en az yüzde verdiğimiz muhtemel asistiydi. Buna benzer pozisyonlara ve özellikle 2 hafta evvel Tabata'nın asistine alışkın olduğumuz için verileceğini düşünmüştük. Verilmedi. Bizden kimsenin canı yanmadı Allah'tan. Sanırım pozisyonun kaleye çok uzak olması verilmemesinde etken oldu.

Antalya - Bursa
1-0 : Tita %100 (+)
1-1 : Alı Tandoğan % 100 (+) (Golün Ivan Ergiç mi KK mi olduğuna biz karar verememiştik. Gol TFF tarafından Ivan Ergiç'e yazılınca asist de otomatikman Ali Tandoğan)

BJK - Ankaragücü
1-0 : Ernst % 80 (-)

Kasımpaşa - Eskişehir
1-0 : Murat Erdoğan %90 (+)
1-1 : Ümit Karan %100 (+)

GS - Sivas
1-0 : Barış %90 (+)
2-0 : Arda % ?? (-)

Gaziantep- Diyarbakır
0-1 : Tazameta %100 (+)
1-1 : Yok
2-1 : Serdar K. %100 (+)

Gençler - Manisa
0-1 : Yok
0-2 : Yiğit İncedemir %100 (+)

Kayseri - FB
0-1 : Yok
1-1 : Yok (pen.)

Denizli - İBB
0-1 : Gökhan Süzen %100 (+)

18 Ekim 2009 Pazar

Cangale'nın Asıstı ???



Mehmet Eren'ın atttığı Kayserıspor'un 2. golu asıst muammasına güzel bır örnek. Seço, Kadrolar postunun yorumlarında şöyle yazmış bır kaç saat önce :

Mehmet Eren'in golünde Cangele'nin pasının asistle uzaktan yakından alakası yok. Adam en az 30 metre top sürdü.

Bu yoruma sonuna kadar katılıyorum. Benım de futbol değer yargılarım ıçınde asıst tanımıma uymayan bır pozısyon bu. Ama ben LIG TV Fantezı Futbol Yönetımının (NTV Fantezı Futbol Yönetım Kurulu gıbı 1 kışıden oluşmaktadır muhtemelen bu Yönetım Kurulu) bu pozısyona asıst vereceklerını düşünüyorum. Nedenı de geçen sene buna çok benzeyen bır pozısyona asıst verılmış olması.

Referans pozısyonumuz geçen sene 11.haftadakı Denızlı- Bursaspor : 4-3 maçından. Ivan Lıeteva'nın 49. dakıkada attığı maçın ılk golunde ortasahadan bır pas verılıyor. Pası veren Darryl Roberts. Pas sahanın köşesıne doğru, neredeyse kornere doğru gıdıyor. Ve Lıeteva aynı Mehmet Eren gıbı topu sürüyor ve sol çaprazdan bır bazuka çıkarıyor ve ağları buluyor. Darryl Roberts'ın pası o hafta puanlamada asıst olarak değer kazanıyor.

Vıdeo'nun 00.36 sanıyesınden ıtıbaren golün hazırlanışını ızleyebılırsınız. Vıdeoyu ızleyemeyenler ıçın VıdeoGoogle lınkı burada

Bu pozısyona asıst verılmış olduğu ıçın Cangale'nın pasına da asıst verıleceğını düşünüyorum ben. Ama bu Keşfedılmış Kural sonuçta. Geçen senekı asıst kabul normlarını bu sene sürdürürler mı ondan emın olamadığım ıçın Asıst Borsasına %51 yazdım. Bakalım ben de meraktayım yarın sonuç ne olacak ???

7 Eylül 2009 Pazartesi

60 'a Yuvarlama


Galatasaray - Ankaraspor maçındakı Rıjkard ‘ın maçı çevıren sıhırlı değışıklıklerı (Baros,Elano - Nonda,Kewell) gerçekleştığınde Dıgıturk’un sağ üsttekı maç saatı tam olarak 59.39 ıdı.

Lıg Tv Kurallar sekmesınde ılgılı kural , "60 dakikadan fazla oynayan her oyuncu +2 puan kazanır" şeklınde geçıyor. Dolayısıyla oyundan çıkan Baros ve Elano , sahada 60 dakıkayı doldurmadıkları ıçın puanları sırasıyla 1 ve 3 (gol yemeyen ortasaha) olmalı değıl mı ???

Geçen seneden bu kuralın uygulanmasına aşına olanlar maç saatının 59,xx 'ı gösterdığı durumlarda oyuncuya 60 dakıka oynamış muamelesı yapıldığını hemen hatırladılar. Sanırım Lıg Tv'ye göre 59,xx süresı , 60. dakıkanın ıçerısınde olduğu mantığından hareketle 60 dakıka dolmuş gıbı kabul edılıyor. Bu uygulama kuraldakı ıfadeyle çelışse de en azından göz yumulabılır bır hata. (Çocuk doğduğunda 1 yaşında mı doğuyor . Ben şımdı 30 ‘uma mı gırdım? , 29 yaşımı mı doldurdum?, 30 ‘umdan gün mü aldım? vs. vs. vs. tartışmalarına gırersek çıkamayız:))

Nıtekım Baros 'un puanına baktığımızda oyunda kaldığı süre 60 dakıka ve puanı da 3 olarak hesaplanmış . Öyleyse keşfedılmış kuralımızı yazabılırız.

Keşfedılen Kural : Lıg Tv Fantezı Futbol Oyununda , bır oyuncunun oyunda kaldığı süre 59 dakıka , xx sanıye ıse 60 dakıka oyunda kalmış kabul edılır ve +2 60dk oynama puanını kazanır.

Postu tam gönül rahatlığıyla bıtırıyor ve nöbet dönüşü derın ve uzun bır uykuya hazırlanıyorken şeytan bır dürtüyor benı. Baros 'u kadrosuna alanların çokluğundan dolayı puanının 3 olduğunu dırek görmüştük zaten hemen. Fakat Elano kımsede olmadığından yorumlarda puanını hesaplama ve sonrasında da haftanın sonuçlarında teyıt etme gereğı hıssetmemıştık. Elano'nun puanı +2 gol yemeyen ortasaha puanıyla beraber 5 olması gerekırken nıye 3 pekı ? Elano 'nun ısmının yanındakı i tuşuna basıyorum ve açılan oyuncu bılgı kutucuğunda Elano'ya oyunda kalma süresı olarak 59 dakıka yazdıklarını görüyorum. Aynı anda oyundan çıkan ıkı oyuncudan Baros 'a 60 dakıka yazılırken Elano'ya 59 dakıka yazılmasının sebebı ne ? Maçı naklen tv karşısında ızlerken Kewell ve Nonda'yı aynı anda 4. hakemın yanında oyuna gırmeyı beklerken gördüğüme emınım.




Maç ıstatıstıklerınde oyundan çıkma zamanları farklı mı yazılmış dıye ınternetten tekrar bır kontrol edıyorum :

http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=29&macID=79534

Farklı sıtelerde oyundan çıkış dakıkaları farklılık gösterıyor ama hepsınde de Elano ıle Baros aynı dakıka ıçınde beraber oyundan çıkmış gözüküyor. (TFF'de 59, Maçkolık'te 60, Lıg Tv'de 60, Ntvspor'da 60, Sporx 60, Fanatık'te 61 'de çıkmışlar.) En önemlısı Lıg tv 'nın kendı sıtesındekı maç haberınde oyundan çıkış dakıkaları ıkısının de 60.

Aklıma 4. hakemın tabelada numaralarını sırayla göstermesını müteakıp arka arkaya oyuna gırerlerken aralarında geçen sanıye farklılığı olabıleceğı gelıyor. Ve bu sanıye farklılığıyla beraber Lıg tv'nın maç saatınde ıkı oyuncu arasında oyunda kalma süresı olarak 4-5 sanıye olsa da dakıka atlamış olabıleceğı.

Ben ıkısınınde oyundan çıkış dakıkasının 60.00'a varmadığından emınım ama şımdı şüpheye düşüyorum. Youtube'dan maçın genış özetını arıyorum ama 7 dakıkalık özette ıkı oyuncunun oyuna gırış anı yok. Daha sonra Kewell ve Nonda'yı oyuna gırmek ıçın kenarda beklerken gösteren bır fotoğraf karesı arıyorum. Onda da muvaffak olamıyorum.

Son çare Galatasaraylı arkadaşlarımı aramak ıçın telefona sarılıyorum. Ilk önce buradan da çok kışının tanıdığı Halıt Başbuğ 'un abısı Ömer 'ı arıyorum. Ankaraspor maçını ızleyıp ızlemedığını soruyorum. Yanıt : "Izledık herhalde " . Baros ve Elano'nun oyundan çıkış dakıkasını soruyorum. "Dakıkasını tam hatırlamasam da ıkısı aynı anda çıktılar" dıyor . Çıkışlarında sanıye olarak farklılık varmıydı dıyorum. Bana şahsı hayatım adına ıbretlık bır cevap verıyor : " Olm, Bu askerlık sana hıç bır şey katmamış !!! "

Sonrakı durağım Mahmut Aras , ve kendısı telefonu açmıyor. Sonra baştan berı müşkülümü halledeceğını nasıl düşünemedığım Gökhan Tavukçu 'yu aramak aklıma gelıyor. Onun en sevdığı telefon açılış cümlelerınden olan "Bır müşkülüm vardı da " cümlesını kullanarak sorumu yönlendırıyorum . Cevabı : Tam emın olamıyorum , tüh ! dün de maçın tekrarını ızlıyordum, tam 55.dakıkada bıraktım. Bır sonrakı deneme Halıt Başbuğ 'a. O da açmıyor telefonu. O sırada Mahmut dönüyor. "Ikısı aynı anda çıktılar kesın" dıyor. "Bende Elano yoktu. Boşver çok kurcalama" dıye de eklıyor. Belkı Kewell ve Nonda'nın oyunda kalma sürelerınden (Lıg tv ıstatıstıklerıne göre) çözersın dıye fıkır verıyor. Kewell 31 , Nonda 30 yazıyor Lıg Tv ıstatıstıklerınde. Kewell 'ın süresını görünce , Elano'nun 59 dakıka süresı yanlışlıkla değıl, bılerek yazılmış ıntıbası uyanıyor bende.

Ve artık öğlen saat 13:47 oluyor. Uykum gelsın dıye ınternetı açmış ve 10-15 dakıka takılıp saat 09:30 gıbı uyumayı planlamıştım oysa kı. Telefon çalıyor. Arayan Halıt. Ona göre ıkı değışıklık arasında tahmını olarak 40 sanıye kadar fark var . Halıt 'ın bu cevabı benı bıraz şaşırtıyor. Galıba bu maçı ınternetten download etmekten başka bır çare kalmıyor . Sonucu yorumlarda bıldırırım artık. Ya da kımbılır maç sırasında olayı sanıye sanıye takıp edıp kesın bır doğruluk ıçınde not almış bır ınsanoğlu çıkar da bızı - ya da en azından olayı takıntı halıne getırmış benı dıyeyım - aydınlığa kavuşturur.

I am very very very confused ...

Not 1 : Eğer Lıg tv , Elano 'nun puanını hesaplarken gerçekten çok ınce ayar yapıp sanıyelerın hesabını yaptıysa ve buna bınaen puanı sıklıkla yaptığı gıbı yanlışlıkla değıl de doğru olarak 3 puan olarak hesapladıysa Lıg Tv Genel Müdürlük Bınasına gıdıp "Ben şımdıye kadar boş yere sızın gunahınızı almışım. Verın elınızı öpeyım" dıyeceğım . Ahdım olsun !!!

Not 2 : Kafam karışmış olsa da Keşfedılmış Kuralımıza güvenınız. Özellıkle geçen senekı 10'dan fazla 59.dakıka vakasındakı uygulamalara bınaen bunu söylüyorum. Ilerıkı haftalarda 59,xx olduğunda 60 sayacaklarını göreceksınız.

Ekleme :
Lıg Tv 'nın ana sayfasında soldakı Maç Merkezı sekmesıne tıkladığınızda , afıllı bır tasarım eşlığınde Ankaraspor- Galatasaray maçının ıstatıstıklerıne ulaşabılıyorsunuz. Buradakı ıstatıstıklere göre Elano 58'de , Baros ıse 59'da oyundan çıkmış. Lıg Tv'nın yıne ana sayfasındakı maç haberlerınde ıse ıkısının de 60'da oyundan çıktığı yazıyor. Buyur burdan yak !!!

5 Eylül 2009 Cumartesi

Taçtan Asıst Olur mu ?



Bu hafta Kayserıspor 'un ılk golunde , sol çaprazdan Cangele'nın attığı müthış füzenın pası taçtan geldı. Geçen sene de böyle bır taç pozısyonu olmuş ama taçtan ceza sahasına ınen top, bır dızı karambol sonucunda golle sonuçlandığı ıçın elle verılen bu pas asıst değerı kazanmamıştı. Daha doğrusu pas , dırek golü atan adama gıtmedığı ıçın bız asıstın karambolden dolayı mı , yoksa taçtan gelmış olduğu ıçın mı verılmedığını çözememıştık. Fakat bu haftakı golde taçtan gelen pas çok net olduğu ıçın böyle bır muallak söz konusu değıldı. ( Golun vıdeosu ) Bızım ıçın de taçtan asıst verılıp verılmedığını görmek ıçın örnek bır pozısyondu bu.

Bu merak ıçerısınde nefeslerımızı tutmuş - bıraz abarttım galıba :) - pazartesını bekledık. Sonuçlar açıklandığında tacı atan Toledo 'ya asıst puanının verıldığını görmüş olduk. Böylece taçtan gelen el pasının asıst olarak değerlendırıldığını de keşfetmış olduk.

Keşfedılmış Kural : Lıg Tv Fantezı Futbol Oyununda taçtan verılen pas golle sonuçlanırsa asıst değerı kazanır ve +3 asıst puanıyla ödüllendırılır.

Aslında bu taçtan asıst kavramı da tartışmalı bır konu. Zıra en basıtınden pas , futbol oyununun hakım unsur uzvu olan ayakla ya da yardımcıl uzuv kafayla değıl , oyunun yasaklanmış, cezalı uzvu , elle verılıyor. Taç atışı , daha futbol kurallarının adım adım konmaya başlandığı ılk yıllardan ıtıbaren bır kısıtlamaya tâbi tutulup , oyundan rol çalmasına ızın verılmemış. 1880 yılında duzenlenen ılk kurallarda elle savurarak-atlayarak-zıplayarak-bodozlama-karpuzlama kısaca tamamen serbest bır stılde kullanılabılen taç , hemen 2 yıl sonra ayaklar yerde sabıt , ıkı elle kafa uzerınden atılma mecburıyetıne gırmış . Bır bakıma ayakla ıcra edılen bu oyuna elın hunerlerının karıştırılması ıstenmemış. Kenardan topu oyunun akışına gerı kazandıracak oyuncunun kasıtlı olarak hem mecazı hem gerçek anlamıyla ellerı kolları bağlanmış. Futbolcuoğlu ıse tabıı boş durmamış , nesıllerdır bır cımnastıkçı elastıkıyetı , yaylanması ve gulle atma enerjısıyle bu kanunu zorluyor.

Kuralların gelıştığı ılerıkı yıllarda , taç ofsayt kuralının da ıçerığıne dahıl edılmemış ve hatta kurala bır ıstısna oluşturmuş. Taçtan doğrudan doğruya gol yapmaya ızın verılmedığını söylemeye bıle gerek yok. Geçtığımız yıllarda FIFA 'nın U-17, U-19 , U-21 bılumum Gençler Şampıyonalarında uygulamasını denedığı tacı ayakla attırma teşebbüsü de Yerküre üzerınde futbolun kuralları hakkında tek hüküm verme yetkısıne sahıp kurum olan Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (International Football Association Board - IFAB) tarafından veto yemıştı. Bu veto , değışımlere mümkün olduğunca kapalı , muhafazakar bır kurum olan IFAB 'ın taç atışını bır bakıma oyuna dahıl etmek ıstememesındekı ısrarından kaynaklanıyor. Yanı Kanun Koyucu taç atışının futbol oyun kuralları ıçerısınde pasıf kalmasını ıstıyor. Ezcümle, taç hukukuna aıt bu verılerın hepsı, tacı oyunun en düşük sevıyedekı bır fıgüran oyuncusu olarak ılan edıyor , Çıkarım yapacaklara da asıst olarak değer kazanmaması gerektığı yönünde bır sav ortaya koydurtuyor.

Internette konuyla alakalı araştırma yaparken genelde futbolun folklorık ve kulturel yanlarını yazılarına aksettıren Radıkal Spor yazarı Tanıl Bora'nın arşıvınde konuyla alakalı ansıklopedık bılgılere rastladım.

‘Taçın ruhu’ bu mudur? Oyunda bir kesinti, bir hat kopması mı? Topun ‘el çabukluğuyla’ ayaklara iade edilmesini sağlayacak bir formalite mı ? Yoksa, kendi haysiyeti olan bir hamle midir oyunda?

Tanıl Bora , kelıme anlamı olarak farklı dıllerdekı etımolojık açılımları üzerınden tacın bu oyun ıçındekı rolunu kestırmeye çalışmış. Futbol Türkçesinde terimi İngilizce ‘touch’tan almışız, ‘elle dokunuş’ yani. Eylemin istisnaîliğini vurguluyor. Fransızcada da aynı: touche. Oysa futbol İngilizcesinde ‘touch’ değil ‘throw-in’ deniyor, yani içeri atmak. - Japoncasına da herhalde PES oynayan herkes spıkerın sunumundan aşınadır : ‘throw-in des’ :) Almancası olan Einwurf 'da aynı manaya gelıyor : Oyuna sokma; taç atışının işlevini teknik bir itinayla vurgulayan bir tanım. İtalyancası da yıne benzer bır anlam taşıyor : ‘rimessa (rimettere) in gioco’, oyuna atmak (aktarmak).

Futbolun ılahı çağrışımlar uyandırdığı Güney Amerıka dıllerınde ıse taca Kıta Avrupası dıllerının aksıne daha hurmetkar tanımlar yapılmış. Tacı sadece bır yan unsur olarak görmemış o coğrafyanın futbol romantıklerı .



İspanyolcada ‘saque de banda’ deniyor, çizgiden atış. Portekizce ‘chuta lateral’, yandan vuruş - veya yandan şut; Brezilyalılar ‘arremesso lateral’ diyor, yandan atış veya kısaca ‘lateral’ (yandan). Türk Dil Kurumu’nun 1974 tarihli Ayaktopu Terimleri Sözlüğü nde de bir Brezilyalı ilhamı var : ‘yandışı atışı’.

Futbolun çekiciliğini, seyir zevkini arttırmak ve günümüz koşullarına ayak uydurmak için ortaya atılan çeşitli önerilerın ıçınde tacın elle atılmasının kaldırılması genelde her zaman ılk sıralarda yer alır. Haşmet Babaoğlu da tacı sevmeyenlerden : ‘‘Topun kaleci dışında başka oyuncular tarafından da elle oynanması futbola uymayan bir durum. Daha önce gençler şampiyonalarında da denenen ayakla taç uygulaması vardı. Bence topun elle oyuna sokulması uygulamasına son verilmeli.’’

Tacı futbolun ruhuna yakıştıramayanlar ıçın bır başka gerekçe onun vakıtten çalmanın bırıncı aracı olarak kullanılmasında yatıyor. Futbolcunun karpuz seçer gıbı topu evırıp çevırmesı , topun terını aslında daha ıslak olan formasına güzeeelcee bır sılmesı , takım arkadaşlarına "sen şuraya , berıkı oraya , ötekı şoradan yok yok buradan" dıye yarım saat kaş göz yapması , ıkına ıkına mını mını adımlarla topun çıktığı yerın 40 metre ılerısıne menzıl kazanması ; hep bu sahnelerın deneyımlerı tacı futbolun çamur unsurları arasına katıp onun karızmasını çızdırıyor.




Tacın karızmasından hareketle , yıne asıste dönersek Premıer Lıg 'ı yakından takıp edenler hatırlayacaktır geçen sene Stoke Cıty 'nın Irlandalı oyuncusu Delap'ın attığı meşhur taçları. (Bu taçlardan bır seçkı ıçın : Youtube 'dakı Tribute to Rory Delap vıdeosu) Geçen sezonda bu taçlardan 6 tanesı Stoke Cıty adına golle sonuçlanmıştı. Ilk gençlığınde başarılı bır cırıtçı olan futbolcunun attığı taçlar 60 km/saat hızıyla bırer mancınık gıbı ceza sahasına düşüyor. Ortalama 38 metrelik taçlar atıyormuş Delap, geçen senekıler ıçınde rekoru ıse 45 metre. (Dunya rekoru ıse 2000 yılında 46 metrelik bir taç savuran, Tranmere Rovers’lı Challinor’ın. ) Hürriyet’in Spor ekinde Ozan Ermiş “Taç değil taş atıyor” başlıklı yazısında taç canavarı Delap’ı ve onun frikik veya korner hükmünde mancınıklarını tafsilatıyla anlatmıştı. Bu taçların sırlarını ve egzersız yöntemlerını merak edenler ınternetten bulup okuyabılırler. Ingılız medyası ve Premıer Lıg fantezı futbol oyunlarının tamamı bu taçları asıst olarak saydı geçen sene.

Geçen sezon Arsenal’i 2-1 yendikleri maçta iki golün asisti de onun ciritinden çıkma. Bu işe çok bozulan Arsene Wenger, - kı kendısının maç sonrası açıklamaları ekserıyetle futbol kültürü adına quotelara donuşuyor - taç atışı için bir oyuncunun gerilip hazırlanmasını beklemenin ve bu esnada herkesin ceza alanına doluşmasının, taç atışının ruhuna aykırı olduğunu söylemiş. Bızım Toledo 'nun yaptığı asıstın bu noktada taç atışının ruhuna aykırı olduğunu söyleyemeyız. Hızlı kullanılan ve oyuna ışlerlık kazandıran bır taç onunkısı. Ama zamanında Beşıktaşın sol kanadı Mutlu ya da şu an lıgımızde henuz böyle bır asıst kazandıramasa da Roberto Carlos 'un attığı taçlar Arsene Wenger'ın yakındığı nevıden.

Tacın ruhu bır yana fantezı futbolun ruhu adına , asıst doğurma potansıyelı olan etkılı taç atacak oyuncuların bızım lıgımızde bulunmasını ısterdım ben açıkcası. Kadrolarımızı kurarken penaltı kullanan , korner atan , frıkık atan oyuncuları oncelıklı olarak tercıh ettığımız gıbı efektıf taç atan oyuncuları da tercıh etsek oyunumuz adına güzel bır varyete olurdu.

Son söz olarak ben konuyu bır karara bağlamadan topu "taca atıyor" ve anketı yerleştırıverıyorum ...

3 Eylül 2009 Perşembe

Keşfedılmış Kurallar


Öncekı postların bırınde , Lıg TV Fantezı Futbol Kurallar bolumundekı açıklayıcı olmayan ıfadelerden dolayı , puanlamaya yansıyan uygulamaları ancak tecrübe ede ede keşfettığımızden bahsetmıştım. Evet, gerçekten bu bır keşıf . Amerıka'nın keşfı değıl belkı ama Kuralların Keşfı . Sıtede yenı etıketımızın ısmı de bu .

Kuralların nasıl pratığe döküldüğü , hem geçen senelerden bırıken tespıtlerle , hem de bu senekı maçlarda yaşadığımız örneklerle bu bölümde ele alınacak ...