Recent Posts

4 Ağustos 2009 Salı

Reset



Sıtemızın tasarımını yavaş yavaş şekıllendırmeye başladık. Blog şablonunu değıştırırken maalesef öncekı 2 postu da uçurmak zorunda kaldık. Hatırlayacağınız gıbı Emre Ocakoğlu'nun sezonun ılk mesajını atası gelmıstı. Dığer post ıse Tunç 'un yoğun maıl mesaısı sonucu sezonun ödüllerını guncelledığı posttu. Emre'nın gerçekten çok yaratıcı (!) postu ıcın kendısıyle ırtıbata geçebılırsınız. Kendısı seve seve sıze gönderecektır kahramanının resmını :) Ödüller postunun yorumlarının ıse sonsuz uzay boşluğuna gıtmesıne gönlüm razı gelmedığı ıcın bır kenara kopyalamıştım. Aşağıda yayınlıyorum bunları:

18 Yorum

Number 3 dedi ki... 23 Temmuz 2009 Perşembe 11:55
İyi uydurmuşsun isimleri :) Ertuğ Yılmaz, Alper Ekbul ve Mert Sanay. Metin Kim abi? :)

t2 dedi ki... 23 Temmuz 2009 Perşembe 22:31
:)Soyadlarını bilmiyorum be abi ... Bir el at !

Engin Gürses dedi ki... 24 Temmuz 2009 Cuma 13:21
number 3 kım ya

t2 dedi ki... 25 Temmuz 2009 Cumartesi 00:11
Paşa senin arkadaşın 7 kişiyle konuşsana da kesinleştirsene şu işi ...

Seçkin Köksal dedi ki... 25 Temmuz 2009 Cumartesi 04:40
Engin teessüf ederim yıllarca birlikte oynadığım 3 numaralı sol beki tanıyamadın mı? Formanın üstünde ismim bile yazıyor. Altıpas forması :)

Engin Gürses dedi ki... 25 Temmuz 2009 Cumartesi 13:16
seço , olm nıye yenı hesap actın .2 tane hesap ? sen olduğunu anladım benım kı sarcasm ...

Seçkin Köksal dedi ki... 25 Temmuz 2009 Cumartesi 14:07
İki hesap yok be abi zaman zaman kendimi gizliyorum. İmza ismi number 3 kullanıyorum bazen.

t2 dedi ki... 27 Temmuz 2009 Pazartesi 02:59
Taner sezgin - Birol sezgin Engin Gürses - Bilgin GürsesGökhan Tavukçu - Volkan Tavukçu ne lan bu :)Kadro yapın dedik siz yanlış anladınız ... kadrolaşmayın kardeşim ... YUH YANİ ...

Barış AKDEMİR dedi ki... 28 Temmuz 2009 Salı 11:15
bencede kadrolaşma var ama olmaz böle bu iş tunç bizde kutsal ittifak yapalım kardeşim eray abi sen ben :))

t2 dedi ki... 28 Temmuz 2009 Salı 16:14
ben abimi alayım en iyisi :))))))))))))

callpatriot dedi ki... 30 Temmuz 2009 Perşembe 01:01
1.belli 2. kim?

t2 dedi ki... 30 Temmuz 2009 Perşembe 03:01
t2 belli , callpatriot kim :)

Engin Gürses dedi ki... 30 Temmuz 2009 Perşembe 04:52
çağrı callpatriot

callpatriot dedi ki... 30 Temmuz 2009 Perşembe 06:05
Ada basını beni çağrı vatansever diye deilde call patriot diye tanır tunç...

callpatriot dedi ki... 30 Temmuz 2009 Perşembe 06:08
bu arada mor forma alacam.biri bana dur desin.

t2 dedi ki... 30 Temmuz 2009 Perşembe 10:24
benden erken davranmış çağrı ... ''owen's son'' misali :)

Engin Gürses dedi ki... 31 Temmuz 2009 Cuma 13:08
dUR

kuzen larry dedi ki... 03 Ağustos 2009 Pazartesi 14:57
noat samisa nın blogunda gördüm burayı. Nasıl katılabiliyoruz aydınlatırsanız sevinirim. geçen sezonu lig tv de 104. ntv de de 46. bitirmiştim. (bir hafta takım değiştirmeyi unutmama rağmen)bu arada ntv ye bakmadım ama lig tv güncellenmemiş hala. nasıl oynayacağız onu da anlamadım.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Seni Sen Yapan ...


Internetten Football Qoutes diye arattığınızda karşınıza belki de ilk çıkacak olan özlü söz efsanevi Liverpool menajeri Bill Shankly 'nin "Futbol bir ölüm kalım meselesi değildir, ondan çok daha önemlidir" açıklamasıdır.

Aşık olduğumuz bu oyun hakkında böyle sözler duymak , adeta samimi bir inananın dini ritüeller karşısında hissettiği manevi coşkunluğun tezahürünün benzerı , ya da bir dava adamını ideolojisinin peşinden koşturan aksiyon ruhunun dışa vurumu , bir bakıma oyunun kutsanmasının ifadesi gibi bir şey. Fakat bu sabah aldığım bir acı haberin üzerine düşünürken aslında Bill Shankly’nın yanılmış olduğunu bızzat kalben hıssettım. Bizim pek çok değerler atfettiğimiz , farklı anlamlar yüklemeyi çok sevdiğimiz ama hakikatte altı üstü bir oyun olan Futbol bir ölümün acısı karşısında ne ifade edebilir ki ? Hele ölen aslında senin bütün karakterini , değerlerini , hayata bakışını şekillendiren kişiyse …

Liverpool maçında gözyaşları içerisinde kapalıda tezahurat etmeyi , Barış Manço’nun cenazesinde Gülpembe eşliğinde ağlamayı , Hababam Sınıfı’nda yıl sonu müsameresindeki tüm şarkıları ezbere söylemeyi , Yiğit Özgür ‘ün karikatürlerini arkadaşlarına mail göndermeyi , halısaha maçında beşlik atmayı , fantezi futbolda Türkiye Birincisi olmayı , Koçero demeyi ,buluşacağımız zaman Nöbetçi ‘ye en erken gıden kışı olmayı , askerdeyken en çok İstiklal Caddesi’nı özlemeyı , Bambi ‘de kaşarlı dürümü , Kızılkayalar'da ıslak hamburgerı , Sensible Soccer’dan sonra başka futbol oyunu oynamamayı , Geleceğe Dönüşü 218 kez izlemeyi , Maradona Pele ‘ye 5 basar demeyi , endüstriyel futbola karşı gelmeyi , zengin kafiyeyi , Tunç kafiyeyi ,cinaslı kafiyeyi, altyapıdan çıkan futbolcuyu ilk 11de görünce heyecanlanmayı , 80leri , Eternal Sunshine of the spotless mind ‘ın soundtrackini , bağıra çağıra kareokede , arabada Elvis , Bon Jovi söylemeyi , Ters Manyeli ,Turist Ömer ‘i , Damat Ferit ‘i sana öğreten aslında O .

Seni sen yapan O , Senin tek idolün , biricik kahramanın O .

Futbolu , Takımını ölesiye sevmek ??? Ailenin, dostların değerinin yanında en kral fanatikin takım sevgisi kaç yazar ??? Fakat Futbolu ,takımını hatta Fantezı Futbolu da ıçıne katarak futbolun yan unsurlarını sevmenın belkı de doğal yoldan rehabilite edıcı etkısı var. Acıları unutturmak olmasa da belki bir nebze olsun hafifletmek , bir süreliğine dindirmek …

Tam da burada İkinci en popüler futbol quote ‘ı devreye gırıyor. "Futbol kitlelerin afyonudur." Bu bağlamda hüznü susturmak , matemi dağıtmak, yas tutmayı önlemek için bir uyuşturucu etkisi mi ??? Yoksa Babanın senı elınden tutup ılk maça götürdüğü günü , sana öğrettığı ılk tezahuratı , ,doğumgününde ilk Beşiktaş formasını hediye etmesını hatırlamak ve bu belkı de hayatının en guzel gunlerını , gözyaşları arasında bır gulumseme ve bır şukran duygusu eşlığınde yad etmek , hayatının gerı kalanında gıdeceğın maçlardakı gol sevınçlerınde yukarılardan bır yerlerden senı ızledığıne ve senınle beraber sevındıgıne ınanmak mı ? bence bızım sevdığımız futbol ıkıncısı.

Koçero bılıyorsun "Beşiktaş, bana babamdan kalan miras değil çocuğuma olan borcumdur" demış senın gönül verdığın renklerın ılk Trıbun sevdalıları , bu sevgıyı yapayalnız , tek baslarına , düse kalka ve ancak kendı ellerıyle kendı emeklerıyle büyütebıldıklerı ıcın.

Senın ıse , çok şanslısın kı , sana bu sevdayı mıras bırakan bır Baban olmuş.
Altı ustu bır takım sevdası gıbı gözüken bır sevgıyı , ıçtenlıkle , samımıyetle , aykırı olmakla , sıcakkanlılıkla , zayıfın yanında yer almakla ,dürüstlükle , süreklı neselı olmakla yoğurup senın mayana öyle koymuş.

Huzur içinde yatsın … Emınım senin çok sevdığın Jack Ni bir melek suretine gırıp benım katılamadığım cenaze törenınde , benım yerıme saf tutmuştur…