Recent Posts

25 Mart 2010 Perşembe

Profesyonelleşme

Best of Soundtracks albümlerinde mutlaka yer alan bu filmin müziğini duyunca hemen hatırlayacaksınız.




Fantezi Futbola ilk başladığımız zamanlarda şampiyonluktaki rakibinden kadrona adam almak tuttuğun takıma ihanet gibi bir manaya geldiği için asla aşılmaması gereken kırmızı çizgilerden biriydi. Hatta bunu bırakın, şampiyonluk için çekişmiyor dahi olsalar bir Fenerli için kadrosuna Galatasaraylı oyuncu almak ya da bunun tam tersi vakalar, bünyelerin kesinlikle kaldıramayacağı türden hareketlerdi.

Köprünün altından çok sular aktı. Seneler geçtikçe Galatasaray'dan aldığımız defansların gol yemesine kahrolmaya (maç 1-1 bitip Galatasaray puan kaybediyor esasında), kaptanımız Alex'in 2 gol 1 asist yapmasına sevinç çığlıkları atmaya alıştık. (Fenerbahçe çok zorlu bir deplasmanı hem de averaj yaparak kayıpsız atlatıyor halbuki) Takım sevgimizi zedelemeden Fantezi Futbolu takım sevgisinden ayrı platformlarda değerlendirdiğimize ikna ettik kendimizi. (Esnaf yorumu : O ayrı, bu ayrı abi. İkisi bambaşka şeyler ...)

Şu an önümüzde bir tabu daha var. Tuttuğun takımın o hafta oynadığı rakipten futbolcu alabilmek. Kendi adıma söyleyeyim bunu ilk yarıdaki Galatasaray derbisinde ciddi ciddi düşünmüştüm. Arda'nın ilk 6 haftada puan rekoruna göz kırptığı haftalardı. Beşiktaş maçında da puan kazandırma ihtimali çok yüksekti Arda'nın ve beklendiği üzere asist yaparak haftayı kapatmıştı. Arda'nın puan kazandıracağından neredeyse emin olsam da kendi takımımla oynuyor diye alamamıştım.

Buna benzer durum bu hafta bir kez daha başıma geldi. 4 haftadır üst üste gol-asist üreten Yekta'nın bu maçta da bir şeyler yapma olasılığı çok fazlaydı. Maçın gollü geçeceğini ve bizim de gol yiyeceğimizi düşünüyordum. Üstelik kafamda maçı oynatmış ve 4-2 veya 3-2 galip geleceğimize kanaat getirmiştim. Madem Kasımpaşa'nın golü bulacağını düşünüyordum o zaman bu golün içinde payının olma ihtimali çok yüksek olan Yekta'yı, Tello ve Bobo'nun yanına koymalıydım. Bunu kardeşimle paylaştığımda tepkisi hiç de yumuşak değildi : "Ruhsuzsun işte abi ne diyim ben sana" Velhasıl Yekta'yı kadroma alamadım. "Ne yapıcam, takımım gol yiyince sevinecek miyim yani?" iç hesaplaşması neticesinde rakipten futbolcu almayı bir kez daha başaramadım. Ve Yekta beni haksız çıkarmadı ve Kasımpaşa'nın attığı 2 golün de asistini yaparak haftayı 9 puanla kapadı.

Varmak istediğim nokta şu ki; Şu an bunu bünyelerimiz kaldırmıyor belki ama bu tutkuyla devam edersek gelecek senelerde bunu görebileceğiz sanırım. Belki bu oyundaki eşik atlamanın, profesyonelleşmenin standardı da bu hamleler olacak. Devir değişiyor, Çelik değişiyor, Ee Fantezi Futbol da değişiyor...



1 yorum:

t2 dedi ki...

Şimdi şöyle bir durum var .

Geçen sene puan farkının 1'e düşmesiyle birlikte şampiyonluk yolunda birlikte yalnız kaldığımız Sivasspor takımından en başarılı olduğu sezonun son 7 haftası boyunca (28. Hafta Konyaspor - Sivasspor maçıyla birlikte) hiç bir oyuncu almadığımı söylemek istiyorum . Yedeğe bile ! 3 senedir bu oyunu oynuyoruz ve daha Beşiktaş'ın oynadığı takımdan bir kişiyi almayı düşünmedim , sanırım uzun bir zaman da düşünmeyeceğim . Şu anda fikrim bu yönde . Ancak değişmeyen tek şeyin değişim olmasından hareketle ve bu işin iyiden iyiye profesyonelleşmesinden mütevellit bir gün kadromda rakip takımın oyuncusunu da göreceğimi düşünüyorum. Ha bu bile beni şu an tüylerimi diken diken yapsa da aklımdan geçen öngörüler bu şekilde .

Ha Galatasaray ve Fenerbahçe'nin farklı kazanmasını veya Beşiktaş'ın gol yemesini istediğim zamanlar çok olmuştur . Beşiktaş'tan defans aldığımda 0-0 beraberliğe kahrolmadığım da görülmüştür ancak şu anki fikrim , zikrim ve maneviyatım Beşiktaş'ın oynadığı bir rakipten futbolcu almayı kabul edemiyor . Uzun bir üsre de edemeyecek .

Ben ki artık gittiğim maçları Fantezi Futbol saplantısı ile seyretmekten ciddi ciddi sıkılmışken , sevdiğimiz oyuna artık adece Fantezi gözünden baktığımı düşünüyorken bir de profesyonelleşme adı altında neredeyse rakibi tutma kavramı gibi ilginç tercihler de sözkonusu olunca sanki bu oyuna haddinden fazla anlam yüklediğimiz anlamı çıkıyor . Sanırım benim için bu gibi şeyler henüz erken . Tüm sevdalarım amatördür ve inşallah Beşiktaş dahil hepsi de amatör kalacaktır ...

Saygılar ...