Recent Posts

8 Nisan 2010 Perşembe

Doğru Hafta, Doğru Oyuncu


Kişisel Gelişim Kitaplarının en sevdiği klişedir : Doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiyle, doğru, doğru, bu doğrular sürer gider ... Fantezi Futbol da bu doğrular klişesinden pekiala nasibini alabilir. Doğru zaman ve Doğru kişi prensibi FF dilinde Doğru haftada Doğru oyuncu olarak vuku bulur.

Klasik, her hafta puan getirme ihtimali olan Dört Büyükler futbolcularından ya da Anadolu takımlarını sırtlayan küçük takımın büyük oyuncularından bahsetmiyorum. Göz önünde olmayan, çok kimsenin haberdar olmadığı, istatistik tablosunda sezon boyunca henüz 0 gol 0 asist eşik sınırını aşamamış oyuncular benim kastettiğim. Siz hasbelkader bir şekilde gözünüze kestirirsiniz bir oyuncuyu. Sonra uzun bir süre göz ucuyla takip edersiniz. Geçmiş sezon istatistikleri, son haftalardaki form durumu ve en önemlisi sizin çok daha fazlasını yapabileceğine inandığınız oyuncunun mahiyetindeki potansiyel ... Tüm bunlar sizi avını bekleyen pusudaki bir avcı gibi doğru zamanı kollamaya sevk eder.

Takip ettiğiniz bu oyuncuyu ne zaman kadronuza katacağınızsa aslında biraz ilham olayıdır. Sadece bu ilhamı ateşe çevirecek bir kaç küçük kıvılcım gereklidir. Oyuncunun son dakikalarda oyuna girdiği bir önceki maçta çok az farkla kaçırdığı goller, hafta içi antremanındaki üstün performansı ya da evlilik, sözleşme yenilenmesi vb. gibi futbolcunun moralini arttıracak etkenler, takımın halihazırdaki yıldız oyuncusunun sakatlığı gibi faktörler olabilir bu kıvılcım. Hissedersiniz; artık oyuncunun "zamanı" gelmiştir. Zaten esas maharet de işte tam o doğru haftada kadroya onu koymak hatta kaptan yapmaktır. Tam kaptan yaptığınız haftada yaptığı 1 gol 1 asisti gün yüzüyle görmek Fantezi Futbol hazzının zirve yaptığı, oyunun en keyif verici anıdır. Ertesi hafta o yüksek puanı görenler hemen hücum eder zaten. Genel itibariyle ertesi hafta hayal kırıklığı olur. Usta FFci bir sonraki hafta kadrosuna almaz zaten sürpriz oyuncusunu. Meydanı İlkokul 1'lere bırakmak daha klas durur ...

1 yorum:

t2 dedi ki...

gÜzEL Bir Yazı bU...